4 Eylül 2010 Cumartesi

Moderatörün Başarısı(zlığı)

Geçen ayın moderatörü olarak oldukça başarılı olduğumu düşünüyorum. Zira, herkesin "kötü" olduğuna dair hemfikir olduğu bir roman önermeyi başardım! Bu sanırım bir ilk oldu ve umarım son olarak da kalır. Çünkü daha önce keyif alarak okuduğum ve tekrar okumayı düşündüğüm Oya Baydar romanlarından sonra en çok hayal kırıklığına uğrayan da ben oldum...

Yazar, romanında güncel konuları merkez alarak gelecekte geçen yerli bir disütopya oluşturmaya bir yandan da bilimkurgu öğelerinden beslenmeye çalışmış. Buradaki "çalışmış" vurgusu önemli. Çünkü herkesin yorumunda bahsettiği üzere, ciddi bir olmamışlık ve özensizlik romanın her yerinde kendini belli ettiriyor. Roman bilinçli olarak iki bölüme ayrılmış. Birinci bölümü oluşturan romanın içinde roman kurgusu birbirinden kopuk ama karakterler dışında birbirinin aynısı ve tek kelimeyle sıkıcı hikayelerden oluşuyor. Her hikaye aynı anlatımla başladığı ve bittiği için en azından karakterlerin veya olayların enteresan olması, merak cezbetmesi gerekirdi. Hikayelerin sonundaki yazar notları ise romanın yarıda kalmışlığını ve şu her yerde bezdirinceye kadar karşımıza çıkan "gerçek kurgudan acımasızdır" ifadesini güçlendirmekten öteye gitmiyor.

İkinci bölümde ise çöplüğün ve olayların ardındaki gerçeklerin keşfine doğru giden bir hikaye anlatılmış. Bu bölümde ikincisine kıyasla daha az sıkıldığımı ve az da olsa meraklandığımı söyleyebilirim. İlk bölümdeki hikayerlerde de geçen herkesdeki yoğun güvensizlik duygusu ve medyadaki olayların kurgudan ibaret olduğuna yönelik inanç, ikinci bölümde de sık sık vurgulandı ki bence iyi bir fikirdi. Ancak bir fikre aşırı vurgu yapılmasının sonunda o fikri öldürdüğünü bu roman kanıtladı. Öte yandan patlayan şehirlere karşılık patlamayan çöplükler metaforunu sevdim ama hissettiğim genel iç sıkıntısını bastırmaya yetmedi.

Üzüldüm çünkü daha önce Oya Baydar okumayanların ilk kez bu romanla yazarı tanımasına vesile oldum. Öte yandan, yazarın gündemi yakalamak hatta bundan kazanç sağlamak için acele ettiğine ve bu uğurda onu da tatmin etmeyen bir roman yazdığına inanmak istemiyorum. Ben de Zeynep gibi yazarın sonuçtan memnun kalıp kalmadığını merak ediyorum. Son olarak da eğer Edie’nin kitabı beğenilirse çok kıskanacağımı söylememe gerek bile yok sanırım:)

5 yorum:

  1. Kendine haksızlık etme sevgili modoratör :)

    YanıtlaSil
  2. Katılıyorum bak bencede kendine haksızlık ediyorsun, ama bencede ani çıkartılmış üzerinde çok kafa yorulmamış olma ihtimali olabilir bahs ettiğiniz gibi ise, okumadım henüz kitabı ondan detaylı bir yorum yapamayacağım.
    Üzgünüm :(

    YanıtlaSil
  3. biz kendisini yerden yere vurmayalım diye moderatör kendini tokatlamış :P

    ilknur'cum, kendini hırpalama bakayım, %1oo fikir birliği çok enderdir aramızda biliyorsun, demek ki bu gerçekten bir başarı! pelin'in dediği gibi, kendine haksızlık etme. :)

    YanıtlaSil
  4. yorum için teşekkürler, takibinizdeyim :)

    YanıtlaSil
  5. ilknurcuğum daha neler yahu :) kulubun güzel tarafı da bu, daha önce okumadığımız yazarları okumak.

    YanıtlaSil

ille de ROMAN olsun!